.Erol Mütercimler İnternet Sitesi Site Map

 

Arama

 

E-Posta

:

Parola

:
 

  Yeni Üyelik Kaydı
 

  Parolamı Unuttum
       

 

Yazı ve Makaleler

 
 
 
 
14 Eylül 2006 Perşembe
Erol Mütercimler

Washington'un düğmeleri Ankara'nın dinazorları


PKK sorununda nereden nereye gelindi. Hem ABD hem de, anlaşılan o ki, ABD’nin zorlamasıyla Türkiye PKK’yı muhatap kabul etmeye karar verdiler. Bu konunun tarafları zaman içinde bir araya gelecek ve bir sonuç alınacak mı alınmayacak mı göreceğiz.

Koordinatörler atanması, PKK terör örgütünün eylemleriyle mi yoksa bölgede yaşama geçirilmeye çalışılan Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'yle mi ilgili anlayacağız. Ama PKK'nın varlığı artık resmi olarak başkentlerde kabul edilmiştir.

Nasılsa bu konular çok tartışılacak, bizler de çok yazı yazacağız.

Bu nedenle şimdilik bu konuda analiz yapmıyorum ama Türkiye’nin atadığı koordinatör Emekli Orgeneral Edip Başer’in portresi üzerinde duracağım.

Çünkü, Türkiye gerçekten çok doğru, bu işin üstesinden gelecek, bir entelektüel subay görevlendirdi. Bu görevlendirmenin, politik kaygılardan uzaklaşıldığında, doğru yere doğru kişinin seçilebileceğini de kanıtlaması açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu emekli orgeneralin mesleki kariyer çizgisi çok ilginç...

Anasız babasız büyüyen Edip Başer’in hayatı askeri okula girmekle kurtuluyor denebilir. Başarılı öğrencilik ve subaylık yaşamı, onu orgeneral rütbesine kadar getiriyor. Hatta Kara Kuvvetleri Komutanlığı bile garanti görülürken bir anda emekli ediliyor.

Evet emekli ediliyor da hangi koşullarda? Emekli ediliyor da bugün ne oluyor?

Türk Silahlı Kuvvetleri geleneğine göre, Genelkurmay Başkanı hem ordu komutanlarını hem de generallerin terfilerini tayinlerini belirleyen tek kişidir. Öte yandan yine geleneğe göre, kuvvet komutanı ve genelkurmay başkanı olacak general ve amiraller neredeyse on yıllık süreç için belirlenir. Bunun bazı istisnai halleri olmuştur ama genel durum budur.

2002 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı olması beklenen İkinci Ordu Komutanı Orgeneral Edip Başer emekli edilip, yerine Aytaç Yalman kuvvet komutanı yapılmıştır. İlk bakışta bu bir tercihmiş gibi görünüyor. Genelkurmay başkanlarının böyle tercih hakları olduğu kabul edilir. Ama sırayı bozmak için de gerekçe olması gerekiyor.

O dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’dur. Söylentiye göre Edip Başer ordu komutanı olarak Sivas’ta bir resmi günde konuşma yapıyor. Buraya kadar normal… Meydan kalabalık, arkalardan bir grup kadın konuşmayı dinlemek için ön saflara geçmeye çalışırken, kargaşa oluyor. Bir grup subay, yerel baş bağlamasıyla gelen kadınların türbanlı olduklarına hükmederek onları alana sokmak istemiyor. Durumu fark eden Orgeneral Edip Başer, duruma müdahale ediyor ve kadınların ön safa gelmesini sağlıyor. Yine söylenen göre bu olay, Edip Başer’in kariyerine noktayı koyduruyor.

1998 yılında yapılan askeri şûrada iki korgeneral, orgeneralliğe terfi ediyor. Bunlardan birisi Edip Başer ötekisi de Aytaç Yalman. Askeri terfi geleneğinde önemli bir unsur kimin birinci sırada terfi ettiğidir. Bu şûrada 3. Kolordu Komutanı Başer, 6. Kolordu Komutanı Yalman’ın önünde terfi etmiştir.

Sonra komutanlığı çok tartışılacak olan Hilmi Özkök bu şûranın Genelkurmay İkinci Başkanı’dır. Orgeneral Çevik Bir de Birinci Ordu Komutanı’dır. Orgeneral Edip Başer ise NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanı’dır. Özkök de Kıvrıkoğlu da bu komutanlıktan gelmiştir.

Sessiz sakin genelkurmay başkanı olarak tarihe geçecek olan İsmail Hakkı Karadayı döneminin en güçlü generali, 28 Şubat’ın mimarlarından Çevik Bir 1999 yılında Kıvrıkoğlu tarafından emekli edildi. Bu yılın şûrasında Edip Başer’i Genelkurmay İkinci Başkanı olarak görüyoruz. 2006 yılının Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt bu şûrada korgenerallikten orgeneralliğe yükseltilmiştir.

2002 askeri şûrasına dönelim yeniden... 2.Ordu Komutanı Orgeneral Edip Başer’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na geleceğine kesin gözle bakılıyordu. Hilmi Özkök’ten sonraki en kıdemli orgeneraldi. Bu şûra çok ince hesaplara tanık oldu. Beklenmeyen emekliliklerin ardından Aytaç Yalman emeklilik zarfı beklerken, şans yüzüne güldü ve kuvvet komutanı yapıldı.

Hüseyin Kıvrıkoğlu hem Hilmi Özkök’ü hem de Edip Başer’i emekli etmeye çok çaba harcadı. Bunun nedenlerini bir gün kendisi açıklayacaktır. Ama söylentiye göre, Özkök’ün emekliliğini Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel “artık çok geç” diyerek geri çevirmişler. Özkök olayını bilenler niçin ve hangi olay nedeniyle “çok geç” denmiştir, bilmiyorlar. Fakat içeriğini yalnızca üç kişinin bildiği bir istihbarat raporundan söz edildiği de yaygın söylentidir.

Öte yandan Edip Başer ordunun tüm subayları tarafından çok sevilen ama gerçekten tapılırcasına sevilen bir komutanıdır. Hilmi Özkök, Edip Başer için “Hilmi ağabey”, Edip Başer de Yaşar Büyükanıt için “Edip ağabeydir!” Ağabey hitabı bahriye ve hava kuvvetlerinde yaygınken, kara kuvvetlerinde pek kullanılmaz. Bu nedenle buradaki “ağabeylik” çok dikkat çekicidir.

Edip Başer, NATO’nun çeşitli birimlerinde görev yapmasının ötesinde ABD Kara Harp Akademisi'ne de giden ilk Türk subayıdır.

Bugün getirildiği göreve onu çok sayıda emekli orgeneralin arasından seçip uygun gören birinci kişi hiç kuşkusuz Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’tır. İstanbul’da korgeneral rütbesinde görev yaptığında eşiyle birlikte dönemin belediye başkanı bugünün Başbakanı Erdoğan'la görüşmesi bir yerler not edilen Başer'in bu ilişkisi onaylanmamıştır.

ABD’nin, PKK koordinatörü olarak atadığı Emekli Orgeneral Edip Başer’i de eskiden beri yakından tanımaktadır. Bu görevlendirmede bu da etkili oldu mu zamanla öğreneceğiz. Ya da ilk isim önerisi buradan mı geldi acaba?
Tüm askerlik kariyeri incelendiğinde kimseye makam mevki borcu olmayan bir orgeneralin bu denli önem verilen bir göreve, sağlanan mutabakatla üçlü imzayla atanmış olması önemlidir.

Silahlı kuvvetlerin ilk doktoralı orgenerali olan Edip Başer, yabancı dile hakimiyeti uluslararası konulardaki analiz gücüyle de pek çok Batı kentinde toplantıların önemli bir ismi olarak değerlendirilmektedir. Halen Yeditepe Üniversitesi’nde Atatürkçülük ve inkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü'nü de yapmaktadır.

Eğer hükümet arkasında durursa, onun verdiği kararlara, yazdığı raporlara itimat ederse, Türkiye utanmayacaktır. Geçmiş kariyeri bunu kanıtlıyor.

Ve bu görev onun itibarını iade etmiştir. Bu görev tayini yalnızca Başer'in bir yere getirilmesi değil aynı zamanda bunun, Yaşar Büyükanıt’ın göreve kişi seçerken, değerlendirme ölçütünün ne olduğunu ortaya koyması açısından da önemli olduğunu düşünüyorum. PKK koordinatörü atamasına bir de bu gözle bakılmalıdır.

Bu görevde başarılı olacak Başer acaba cumhurbaşkanlığı seçiminde bir seçenek olarak aktör olabilir mi?

Eğer Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olmayacaksa, AKP'den ve bu Meclis'ten birisini Çankaya'ya göndermeyebilir. Bu durumda bir arayış ortaya çıkacak. Hilmi Özkök üzerinde çok konuşuldu ancak kendisi bu konuda istek göstermeyeceğini ve kabul etmeyeceğini basın toplantısıyla açıklamıştı. Bu nedenle, Meclis dışından birisi aranırsa, üzerinde bu görev için hemen anlaşılan Edip Başer acaba ciddi bir aday olarak görülür mü!

Bu görev ve atama şekli bu konu açısından da ilginç...

www.haberturk.com
   
Arkadaşıma Gönder  Yazdır

Okunma : 2946 Kişi

  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diğer Yazıları (Son 15 Yazı)
 20.11.2006 Türkiye laiktir laik kalacak!.. (Okuma : 6602 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 20.11.2006 İmamlar Cumhuriyeti (Okuma : 6110 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 10.11.2006 Mersin ve Adana’da Ölüme Yolculuk (Okuma : 2929 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 11.10.2006 Ermeni tasarısına karşı yanlış işler... (Okuma : 2558 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 06.10.2006 Sorun irtica mı ahlak mı? (Okuma : 2904 Kişi - Yorum : 2 Mesaj)
 05.10.2006 ABD bir siyasal iktidarı ne zaman kaybeder? (Okuma : 2793 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 02.10.2006 Neyzen Tevfik’ten hareketle ne olacak bu memleketin hali? (Okuma : 4348 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 28.09.2006 Türkiye denizci devlet olsa darbeler olmazdı (Okuma : 2993 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 23.09.2006 Prof. Dr. Afet İnan'ın, Büyük Söylevi'nin 50. Yılı Semineri'nde sunduğu , Atatürk'ün Büyük Nutku'nun Müsveddeleri Üzerinde Arkadaşlarının Eleştirilerini Dinlemesi ve Gençliğe Seslenişi" başlıklı bildirinin "Gençliğe Sesleniş" ile ilgili bölümü (Okuma : 3419 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 13.09.2006 Kemalistler neden kaybetti? (Okuma : 5626 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 11.09.2006 "VATAN SAĞOLMASIN!" (Okuma : 4682 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 08.09.2006 Edip BAŞER Kimdir ? Cumhur başkanı adayı olabilir mi? (Okuma : 9066 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 07.09.2006 Risk Almak Bir Strateji midir? (Okuma : 4264 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 21.08.2006 ABD'nin 11 Eylül Yalanları ve Türkiye Medyası (Okuma : 7910 Kişi - Yorum : 6 Mesaj)
 17.08.2006 Lübnan'a Asker Yollamak (Okuma : 3255 Kişi - Yorum : 3 Mesaj)
 
 
 erolmutercimler.com ©2006 - Erol Mütercimler' in resmi internet sitesi değildir. Ar-Ge ve Tasarım : G.D.T.C
Ana Sayfa | Gündem | Bu Hafta | Duyurular | Kitaplar | Yazı ve Makaleler | Fotoğraflar | Özgeçmiş
Anket Sonuçları | Ödüller | İletişim | Gizlilik İlkeleri | Telif Hakları | Sık Sorulan Sorular
Tüm Hakları saklıdır. İzinsiz Alıntı Yapılamaz.
 
Erol Mütercimler