.Erol Mütercimler İnternet Sitesi Site Map

 

Arama

 

E-Posta

:

Parola

:
 

  Yeni Üyelik Kaydı
 

  Parolamı Unuttum
       

 

Yazı ve Makaleler

 
 
 
 
21 Ağustos 2006 Pazartesi
Erol Mütercimler

ABD'nin 11 Eylül Yalanları ve Türkiye Medyası


Aslında ABD’de neredeyse sekiz ay önce yayımlanmış olan bazı bulgular, bizim gazete ve televizyonlar tarafından fark edilince, 11 Eylül tartışmaları yeniden başladı.

Bu yazıyı yazmakla yazmamak arasında çok tereddüt ettim. Neden?
Çünkü 11 Eylül’le ilgili olarak 2004 ve 2005 yıllarında üç program (Aynanın Arkası programlarının konuğu Ümit Sayın’dı ve görüntüleri toplamak için çok emek harcamıştı) yapıp noktayı koymuştum. Yazacaklarım tekrardan başka bir şey olmayacaktı. Bu nedenle kaçınıyordum. Ama bazı gazetelerin köşe yazarları adımı verip düşüncelerini okuyucuları ile paylaşınca, bu yazıyı yazmak farz oldu.

Olayın başından itibaren Türkiye’deki bazı kalem sahipleri canlarını paralarcasına, bunun Arap teröristlerin marifeti olduğunu, ABD derin devletinin böyle bir şey yapmayacağını yazdı durdular. Yalnızca yazmakla kalsalar yine iyi, bu konuda aykırı düşünce üretenleri de akıl almaz biçimde suçladılar. Üstelik terbiye sınırlarını zorlayarak suçladılar.

Zaten son yıllarda Türkiye’de çok sayıda gazeteci ile akademisyen neredeyse şeref ve haysiyetleri pahasına ABD ve İsrail savunuculuğu yapmaktalar. Doğrusu bu kişileri izleyince insanın aklına kötü kötü şeyler geliyor. Acaba ne karşılığı yapıyorlar gibi...! Lübnan rezilliğine rağmen bir sarışın profesörün İsrail adına sözcülük yaptığı bir televizyon tartışma programı vardı ki, sanırım uzun yıllar belleklerden gitmeyecektir.

Gelelim 11 Eylül olayına...
Önce kısa bir anımsatma: Dünya Ticaret merkezinin ikiz kuleleri ile Pentagon’a uçaklar saldırdı ve bilinmeyen bir yere de bir uçak düşürüldü. Bu terörist eylemi de Arap unsurlar yaptı. Başlarına Usame Bin Laden deniyordu.
Bu olay hakkında ABD resmi makamlarını yaptıkları hemen tüm açıklamaları yalandı. Niye bu yalanlar söylendi? Niçin kendi halkına karşı bu cinayet işlendi? Bu organizasyonu ABD’nin hangi derin devleti yaptı?
Bu soruların yanıtını vermek benim işim değil, bu ABD’nin demokratik kurumlarını işi olsa gerek. Bir de bizim ABD ve İsrail avukatı basın mensuplarımız ile üniversite hocalarımızın.

İlkinden başlayalım.
Pentagon’a iddia edildiği gibi 77 no’lu uçak yani Boeing 757 çarpmadı.
Pentagon’a çarpan uçakta hava korsanlarının lideri Muhammet Atta değil, Halid el Mihdar ve Nawaf el Hazmi ve diğer dört örgüt üyesi olduğu söylendi. Ama şu konuda kimse açıklık getirmedi.
Nasıl olmuştu da radarların takibinden yani ekrandan ayrıldıktan ve kaybolduktan bir saat sonra bulutların üstünden hiçbir kontrol kulesi yardımı olmadan önce Washington’u, sonra da Pentagon’u bulmuştu. Birinci kata nasıl nişanlamıştı? Neden bu sırada pentagon’u korumakla görevli füzeler ve fighterler devreye girmemişti? Neden çimenlerde on santim bile ezilme yoktu?

Ayrıca uçak 40’a 50 metre boyutlarındaydı ama oluşturduğu çökme 22’ye 24 metre boyutlarındaydı. Üstelik kendisine ait hiç bir iz bırakmamıştı. Yoksa bu bir hayalet uçak mıydı? Neden Pentagon’a çarpan uçağın yolcu listesi yoktu? Yolcular vardı ama yine de burada ölen yolculara tören yapılması, yasayla yasak olduğu için adresleri açıklanmadı mı?
Hasarlı bölge çarptığı söylenen uçağın ölçülerinin yarısı kadardır.
En önemlisi, resmi raporlara göre bahsedilen Boeing 757, birinci kata girmiş, 7 tane çelikle güçlendirilmiş 50 santimetre kalınlığındaki dış duvarı delmiş, sonra da dıştan üçüncü “C” halkasından çıkmıştı. Çıktığı yerdeki delik ise 2,5 metre çapında, yani uçağın çapının yarısı kadardı. Tek başına bu görüntü bile ABD hükümetinin halka yalan söylediğini ve Pentagon’un bir füze ile vurulduğunu kanıtlamaya yeterdi.

Gelelin öteki iki kuleye.
11 Eylül 2001 günü CNN ve Fox televizyonu yayınlarındaki bir görüntü ve konuşmalardan iki kısa örnek vereceğim.
Kulelerin bulunduğu yerleşkede 6 tane bina vardı. Saat 09.04’te uçak Güney Kule’ye çarptıktan 1 dakika sonra, güney ve kuzey taraftaki üç binanın olduğu yerden kontrollü çöken 60 kat yüksekliğindeki bir binadan yükselen bulut fark edildi. Bu ilk anda hiç dikkatleri çekmemişti. Bugüne kadar bir daha niçin hiç kimse bu binadan söz etmedi dersiniz!
CNN ‘de ilk gün tesadüfen gösterilen ve bir daha gösterilmeyen 60 lat yüksekliğindeki binada ortaya çıkan patlamanın gerçek sebebi acaba neydi? Bu binayı da mı maket bıçaklı teröristler patlatmıştı?

Binaya patlayıcıları kim yerleştirmişti? Niye binalara uçaklar çarptıktan sonra bu bina uçuruldu? Ayrıca 7 nolu binanın da İkiz kulelerin çöküşünden 8 saat sonra kontrollü patlamayla çökertilmesi, o binaya patlayıcıların kim tarafından ne zaman ve niye döşendiği sorusunu gündeme getirdi. 7 nolu binaya patlayıcı döşeyenler 11 Eylül’de bir saldırı meydana geleceğini nereden biliyorlardı?
Çarpmaların olduğu an Fox televizyonu, olayın göz tanığı muhabiri Mark’a bağlanıyor ve aralarında şu konuşma geçiyordu:
Soru: Mark, neler gördün?
Mark: Uçak kesinlikle bir yolcu uçağı değildi. Önünde bir mavi logo vardı, pencereleri yoktu.

Fransız itfaiye mensuplarıyla iki Çinli kızın çektiği görüntülerde ve pek çok çekimde uçakta pencere olmadığı görülmektedir. Eğer bu bir yolcu uçağı ise neden pencere yoktu? Acaba bu bir yolcu uçağı değil miydi?

Güney kuleye uçak 86. kattan çarpmıştır. Hâlbuki 50. katın altında bile çarpıştan 56 dakika sonra patlamalar meydana gelmiştir.
Kuzey kuleye ise 96. kattan çarpmıştır. Bu uçak 80 dakika yanmıştır. Bu katın üzerindeki 15 katla birlikte bina 9 saniye civarında kontrollü pasta tipi patlamayla çökmüştür. Bu hususa lütfen dikkat edin yazının sonunda gerekli olacak.
Öldüğü açıklanan insan sayısı ile kulelerde bulunması olası insan sayısı üzerinde hiç durmuyorum.

Adları açıklanan teröristlerin bazılarının o tarihte ölmüş, bazılarının anavatanlarından dışarı çıkmamış, yolcu listelerinin hiç kimse tarafından görülmeyişi, Muhammed Atta’nın pasaportunun sapasağlam hatta üstünde toz bile olmadan öylece bulunuşu üzerinde hiç durmuyorum. Uçak listesinde öldü diye açıklanan kişilerden 8 yolcunun yaşadığı ortaya çıktı; bunun da üstünde durmuyorum...

Ama iki yangın örneği vereceğim.
Birisi Venezüella’nın başkenti Caracas ötekisi de İspanya’nın başkenti Madrit’ten.
Bu iki ülkede de ikiz kuleler büyüklüğündeki binalarda yangın oldu, 24 saat sürdü, söndürüldüğünde, binalar çökmemiş içleri tamamen yanmış ama iskeletleri kalmıştı.
Soru: Neden ABD’dekiler 8 ile 9 saniye arasında çöktü?

Bu konuda onlarca soru var.
Yoksa bunlar, Discovery ve National kanallarında tekrar tekrar gösterilen kontrollü patlamayla yani aylarca uğraşılarak döşenmiş patlayıcıların infilakı sonucu mu çökertildi?
İtfaiyeciler ilk anda yapılan röportajlarda ne diyordu: Art arda patlamalar oldu... Bir uçağın girmesiyle binanın çökmesi mümkün değil... Patlamalar arka arkaya geldi ve bir çok bomba peş peşe patladı...
Bu ifadeler de ABD’li itfaiye erlerine aittir.

Bizimkiler soruyor: Canım! ABD derin devleti bunu niye yapsın? Bunlar tamamen komplo teorileri...
Umarım HABERTÜRK Televizyonu daha önce yayımlanmış olan programları arşivinden çıkartır bir kez daha yayınlar da kim nereye hizmet ediyor, daha açıklıkla ortaya çıkar.

www.haberturk.com
   
Arkadaşıma Gönder  Yazdır

Okunma : 3124 Kişi

  Düşünce / Yorum (5 Mesaj Gönderilmiş)
-  Ogan Özsoy - 03.07.2007 13:11:34
11 Eylülü anlamak için, 11 Eylül öncesi Amerikan ekonomik durumunu incelemek gerekir bence. 11 Eylül öncesi dünyadaki savaşsızlık ve petrolün azalması, bu sektörlerden beslenen Amerikan ekonomisinin belkemiği, enternasyonel petrol ve silah oligarşilerini rahatsız etmiştir.Bu çokuluslu şirketlerin ve istihbarat unsurlarının oluşturduğu uluslararası şebeke 11 Eylül de düğmeye basmıştır.Buradaki doktrin ikinci bir koastan düzen dir(1.si soğuk savaş döneminde). Amaç Ortadoğu ve çevresinde Amerikan yüce çıkarları() ve stratejilerine hizmet edecek komprador yönetimler oluşturmaktır(Zaten çok varda yenileri de gerekli).Böylelikle Amerika,Ortadoğuda, kendi çizdiği enerji hatlarını kolayca kabul ettirebilecektir bütün dünyaya.Bunlardan yola çıkarak rahatlıkla söyleyebilirimki oluşturduğu psikolojik savaş ve etkinliği bakımından, 11 Eylül, insanlık tarihinin en büyük komplolarından biridir.Saygılarımla...
-  Mehmet Regaip Yıldız - 14.09.2006 01:28:23
Türkiye siyasetçileri ve medyasıyla 11 Eylül olaylarına bakışta sınıfta kalmıştır. Hoş bu sınıf mezunda vermemiştir Dediğiniz üzere yayınladığınız programların ikisini de birini tekrarı da dahil olmak üzere izlemiştim.İnternette çıkan belgesel gibi 10 dk görüntüye ne olduysa sarılan medyamız neden o günkü programlarınıza ve yayınladığınız kanıtlara itibar etmemişlerdi anlaşılır gibi değil. Belki de o günlerde böyle şeylere cıss diyerek izin ya da icazet verilmiyordu.Artık macera filminden öteye gitmeyeceği ve herşey olup bittiği için müsaade edilmiş gibi bir izlenim edindim.

Yazınıza programınızdan eklemek istediğim bir nokta vardı. Görüntülerde kuleye çarpan ikinci uçakta pencere olmadığı gibi, ön cephede kokpitin hemen altındaki uzantı dikkat çekiyordu.Sayın Konuğunuz, bunun yakıt ikmallerinde kullanılan tanker uçaklarında bulunabileceğine dair bir yorumu vardı. Ve kulelerde beliren ve dehşeti izleyenlerin gözüne sokan büyük alev toplarının nedeni uçakta yüklü yakıt olabilir demişti.Yani her anıyla kurgulanmış, düşünülmeye çalışılmış ancak simule edilmesi pahalı olduğu için direk pratiğe dökülmüş bir çalışma.Zaten bundan dolayı sahne arkası sapır sapır dökülen bir Amerikan filmini andırıyor. Ve aklıma takılan birkaç soru Laden neden Afgan çöllerinde takılırda Tahranda gizlenmez? Nükleer var diye olmayan Iraka değil de neden direk İrana diklenilmez? Ve hazır maşalar hazırken neden Güneydoğuya asker yerleştirmek isterlerde Kuzey Irakı mesken seçmezler?
Son soru Murdochın aklına ne geldi de TGRTyi satın aldı? Şimdi adı Foxturk mü olacak? Bu psikolojik savaşın kaçıncı aşaması ülkemizde? Saygılarımla...
 Tüm Mesajları Göster    Düşünce / Yorum Yaz
  Diğer Yazıları (Son 15 Yazı)
 20.11.2006 Türkiye laiktir laik kalacak!.. (Okuma : 3762 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 20.11.2006 İmamlar Cumhuriyeti (Okuma : 3203 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 10.11.2006 Mersin ve Adana’da Ölüme Yolculuk (Okuma : 1731 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 11.10.2006 Ermeni tasarısına karşı yanlış işler... (Okuma : 1436 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 06.10.2006 Sorun irtica mı ahlak mı? (Okuma : 1460 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 05.10.2006 ABD bir siyasal iktidarı ne zaman kaybeder? (Okuma : 1530 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 02.10.2006 Neyzen Tevfik’ten hareketle ne olacak bu memleketin hali? (Okuma : 1940 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 28.09.2006 Türkiye denizci devlet olsa darbeler olmazdı (Okuma : 1633 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 23.09.2006 Prof. Dr. Afet İnan'ın, Büyük Söylevi'nin 50. Yılı Semineri'nde sunduğu , Atatürk'ün Büyük Nutku'nun Müsveddeleri Üzerinde Arkadaşlarının Eleştirilerini Dinlemesi ve Gençliğe Seslenişi" başlıklı bildirinin "Gençliğe Sesleniş" ile ilgili bölümü (Okuma : 1334 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 14.09.2006 Washington'un düğmeleri Ankara'nın dinazorları (Okuma : 1711 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 13.09.2006 Kemalistler neden kaybetti? (Okuma : 2693 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 11.09.2006 "VATAN SAĞOLMASIN!" (Okuma : 2303 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 08.09.2006 Edip BAŞER Kimdir ? Cumhur başkanı adayı olabilir mi? (Okuma : 3705 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 07.09.2006 Risk Almak Bir Strateji midir? (Okuma : 1525 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 17.08.2006 Lübnan'a Asker Yollamak (Okuma : 1339 Kişi - Yorum : 3 Mesaj)
 
 
 erolmutercimler.com ©2006 - Erol Mütercimler' in resmi internet sitesi değildir. Ar-Ge ve Tasarım : G.D.T.C
Ana Sayfa | Gündem | Bu Hafta | Duyurular | Kitaplar | Yazı ve Makaleler | Fotoğraflar | Özgeçmiş
Anket Sonuçları | Ödüller | İletişim | Gizlilik İlkeleri | Telif Hakları | Sık Sorulan Sorular
Tüm Hakları saklıdır. İzinsiz Alıntı Yapılamaz.
 
Erol Mütercimler